Hakkında
Odada bir eğitmen değil, veriyle çalışan bir psikolog var.
Self-Up'ı psikolog Dilay Demirgan kurdu. Klinik odada öğrendiği şeyi kurumsal ölçekte kullanılabilir hâle getirme fikrinden doğdu.
“Klinik odada tek tek insanlarla çalışırken hep aynı şeyi fark ettim.”
Kurucu
Dilay Demirgan
Psikolog. Bilkent Üniversitesi Psikoloji bölümünden onur derecesiyle mezun oldu. Klinik alanda bireylerle, çiftlerle ve ailelerle çalıştı; grup eğitimleri ve süpervizyon deneyiminin ardından odağını örgütlere çevirdi.
Ankara · Türkiye geneli online
psk.dilaydemirgan@gmail.com
Tek tek insanlarla çalışmak
Anlattıkları zorlanmanın büyük kısmı özel hayatlarından değil, çalıştıkları yerin işleyişinden geliyordu. Bir kişiyle çalışırken onun iş yükünü, yöneticisiyle ilişkisini ya da ekibinde hata konuşulabiliyor mu sorusunu değiştiremiyordum.
Değişmesi gereken çoğu zaman orasıydı
Farklı kurumlardan gelen insanların anlattıkları birbirine benziyordu. Sorun kişilerin dayanıklılığı değil, içinde çalıştıkları sistemin görünmeyen tarafıydı.
Görünmeyen şey ölçülebiliyordu
Psikometrik ölçümle tanıştığımda bunun kurum düzeyinde görünür kılınabileceğini gördüm: bir ekibin neyi taşıyamadığı ölçülebiliyordu. İş yükü, yönetici desteği, psikolojik güvenlik, tükenmişlik.
Önce bak, sonra müdahale et, sonra tekrar bak
Self-Up bu sıradan doğdu. Önce kurumdaki psikososyal riski anonim olarak ölçüyoruz. Sonra müdahaleyi verinin gösterdiği yere tasarlıyoruz. Sonra tekrar ölçüyoruz — çünkü “işe yaradı” cümlesi bir duygu değil, bir bulgu olmalı.
Kurumsal çalışmalarda klinik derinliği psikometrik ölçümle birleştirmek, ikisini ayrı ayrı yapmaktan farklı bir şey. Bir ekibin sayılarına bakarken o sayıların altında ne tür bir insan deneyimi olduğunu biliyor olmak, raporu bir tablo olmaktan çıkarıyor.
Kendimize koyduğumuz dört kural
Ölçmediğimiz şeyi iddia etmeyiz. “Verimlilik %36 artar” gibi vaatler vermeyiz. Ölçeriz ve bulguyu — olumlu ya da olumsuz — olduğu gibi raporlarız.
Slayt izletmeyiz. Atölyelerde kavram %30, uygulama %70'tir. Katılımcı kendi gerçek vakasıyla çalışır ve prova yapar.
Klinik hizmet vermeyiz. Kurum içinde bireysel terapi veya klinik değerlendirme yapmayız. Örgüt düzeyinde çalışır, bireysel destek gerektiğinde bağımsız uzman ağına yönlendiririz. Ölçtüğümüz kişiyi kendimize danışan yapmayız.
Anonimlik pazarlık edilmez. Bireysel sonuç üretmeyiz, beş kişiden küçük grupları raporlamayız, e-posta ve IP kaydetmeyiz — yönetim istese de.
Neden ölçümle başlıyoruz
Eğitimin etkisini artırmanın en kısa yolu, doğru ihtiyacı görmek.
Kurumlar her yıl eğitim bütçesi ayırıyor; bu bütçenin karşılığını almanın koşulu, konunun o ekibin o dönem gerçekten zorlandığı yere denk gelmesi. Konu ölçülmeden seçildiğinde bu denk gelme tesadüfe kalıyor — ve üç ay sonra tabloda belirgin bir değişiklik olmuyor.
Sırayı değiştirmek bütçeyi büyütmeyi gerektirmiyor: önce ölç, sonra uygula, sonra tekrar ölç.