Hakkında
Self-Up, kurumsal eğitim pazarındaki bir eksiklikten doğdu: terapi satanlar ölçmüyor, ölçenler psikolog değil, eğitim verenler ikisini de yapmıyor.
Neden varız
Sonuç hep aynı: katılımcılar günün sonunda memnuniyet anketini dolduruyor, sertifikalar dağıtılıyor — ve üç ay sonra hiçbir şey değişmemiş oluyor. Sorun eğitimlerin kötü olması değil; yanlış soruya cevap vermeleri.
Self-Up bu sırayı ters çevirir. Önce kurumdaki psikososyal riski anonim olarak ölçeriz: iş yükü, yönetici desteği, psikolojik güvenlik, tükenmişlik. Sonra müdahaleyi verinin gösterdiği yere tasarlarız. Sonra tekrar ölçeriz — çünkü “işe yaradı” cümlesi bir duygu değil, bir bulgu olmalıdır.
Kurucu
Bilkent Üniversitesi Psikoloji bölümünden onur derecesiyle mezun oldu. Klinik alanda bireylerle, çiftlerle ve ailelerle çalıştı; grup eğitimleri ve süpervizyon deneyiminin ardından Self-Up'ı kurarak odağını örgütlere çevirdi. Kurumsal çalışmalarında klinik derinliği psikometrik ölçümle birleştirir: odada bir eğitmen değil, veriyle çalışan bir psikolog vardır.
İlkeler
“Verimlilik %36 artar” gibi vaatler vermeyiz. Ölçeriz ve bulguyu — olumlu ya da olumsuz — olduğu gibi raporlarız.
Atölyelerde kavram %30, uygulama %70'tir. Katılımcı kendi gerçek vakasıyla çalışır ve prova yapar.
Kurum içinde bireysel terapi veya klinik değerlendirme yapmayız. Örgüt düzeyinde çalışır, bireysel destek gerektiğinde bağımsız uzman ağına yönlendiririz. Ölçtüğümüz kişiyi kendimize danışan yapmayız.
Bireysel sonuç üretmeyiz, beş kişiden küçük grupları raporlamayız, e-posta ve IP kaydetmeyiz — yönetim istese de.